Mektuba uzandı

Mektuba uzandı



Esra sandalyesinden yavaşça kalktı. Ellerinin titrediğini fark ettim. Önce bana, sonra Safiye’ye baktı.

“Bu dosyayı Aslı bulmadı,” dedi. “Ben ona verdim.”Masadaki herkes şaşkınlıkla birbirine baktı.Safiye’nin yüzü bir anda değişti.“Esra, otur yerine,” dedi sertçe.

Ama Esra bu kez geri adım atmadı.“Hayır. Yıllarca sustum. Çünkü senin yüzünden evliliğimi kaybettim. Barış’ın da benden nefret ettiğini sanmasına izin verdim. Ama artık susmayacağım.”Barış olduğu yerde donup kalmıştı.“Ne diyorsun sen?”

Esra derin bir nefes aldı.“Yıllar önce senden kendi isteğimle ayrılmadım, Barış.”

Bu sözler odadaki bütün sesleri susturdu.Ben çantamdaki dosyaya dokundum. Aslında içindeki belgelerin ne kadar büyük bir gerçeği ortaya çıkaracağını tahmin etmiştim ama Esra’nın bunu kendi ağzıyla anlatmasını beklemiyordum.

Barış ayağa kalktı.

“Bana yıllarca benden ayrılmak istediğini söyledin.”

Esra gözyaşlarını sildi.

“Bunu söylemek zorundaydım.”

“Neden?”Esra bu kez Safiye’ye baktı.“Çünkü annen beni tehdit etti.”Safiye sandalyesine çöktü.“Yalan söylüyor!”“Hayır,” dedi Esra. “Bu kez değil.”Esra çantasından sararmış birkaç kâğıt çıkardı.“Bunlar bana gönderdiğin mektuplar. Bunlarda, Barış’tan ayrılmazsam onun hayatını mahvedeceğini yazıyorsun. Ben de seni dinlemek zorunda kaldım.”Barış kâğıtları Esra’nın elinden aldı.Okudukça yüzündeki ifade değişti.Sonra bana baktı.“Sen bunları nereden buldun?”

“Bugün öğleden sonra annenin çalışma odasında saklı bir dosyada buldum,” dedim. “Aslında o dosyada Esra’nın boşanmasıyla ilgili belgeleri aramıyordum. Senin adına düzenlenmiş eski bir belgeyi bulmaya çalışıyordum.”

Barış kaşlarını çattı.

“Benim adıma?”

Başımı salladım.“Evet.”Masaya dosyayı koydum.Barış belgeyi eline aldı.

Bir süre sessizce inceledi.“Bu ne?”“Babanın ölümünden sonra hazırlanan miras belgesi.”Safiye bir anda ayağa kalktı.“Aslı, o dosyayı kapat.”“Artık çok geç.”

Barış belgeyi okumaya devam etti.Belgede, babasının ölmeden önce evin belirli bir bölümünü doğrudan Barış’a bıraktığı yazıyordu. Fakat altında başka bir belge daha vardı. Safiye’nin imzasını taşıyan bir devir işlemiyle bu hakkın yıllar önce başka birine aktarılması sağlanmıştı.

Barış annesine baktı.

“Bunu neden yaptın?”Safiye’nin gözleri doldu.“Sen küçüktün. Paraya ihtiyacım vardı.”

“Bana neden söylemedin?”“Çünkü o zaman her şeyi kaybetmeken korkuyordum.”

Ben sessizce oturuyordum.İçimde garip bir huzur vardı.Ben bu sofraya intikam almak için oturmuştum. Ama şimdi anlıyordum ki asıl istediğim intikam değildi.

Asıl istediğim, yıllardır üzerime yapıştırılan suçlamalardan kurtulmaktı.

Safiye bana dönüp titreyen bir sesle konuştu.

“Sen beni rezil etmek için mi bunları yaptın?”

Başımı iki yana salladım.

“Hayır. Beni yıllarca küçümsediniz. Esra’yı bana karşı kullandınız. Ama ben sizi küçük düşürmek istemiyorum. Sadece gerçeğin saklanmasına daha fazla izin vermiyorum.”

Esra gözyaşları içinde bana baktı.“Ben de bunun için geldim.”Barış sandalyesine tekrar oturdu.Yüzündeki öfkenin yerini ağır bir hayal kırıklığı almıştı.“Anne,” dedi, “bütün bu yıllarda Aslı’yı neden hiç istemedin?”Safiye uzun süre cevap vermedi.Sonra başını öne eğdi…. Haberin devamını okumak için sonraki sayfaya geçiniz…