Huzurevinde Kalan Varlıklı Bir Dul Adam Benimle Evlenmek İstedi
Huzurevinde Kalan Varlıklı Bir Dul Adam, Son Günlerini Ailesinin Kontrol Etmesini Engellemek İçin Benimle Evlenmek İstedi.
Avukatın sesi o kadar ciddiydi ki dizlerimin bağı çözüldü. Sessizce koltuğa oturdum. Ellerim titriyordu. Kemal Bey’in ölümünün acısını henüz atlatamamıştım. Şimdi ise sanki yeni bir fırtına kapıma dayanmıştı.Avukat ağır hareketlerle mührü açtı. Zarfın içinden önce birkaç resmi evrak, ardından da Kemal Bey’in el yazısıyla yazılmış uzun bir mektup çıktı.“Bu mektubu yalnızca ben öldükten sonra okuyacaksın,” diye başladı.
Gözlerim satırlarda dolaşırken sesi kulaklarımda yankılanıyor gibiydi.
“Sevgili eşim… Eğer bu satırları okuyorsan, artık yanında değilim. Ama sana söyleyemediğim bazı gerçekleri öğrenmenin zamanı geldi.”
Bir an nefesimi tuttum.
“Mirasımın peşinde koşan çocuklarımın senden nefret edeceğini biliyordum. Çünkü onlara gerçeği hiçbir zaman anlatmadım.”
Şaşkınlıkla avukata baktım.“O gerçek nedir?” diye fısıldadım.Avukat başını eğdi.
“Lütfen okumaya devam edin.”Mektubun devamında Kemal Bey, yıllar önce yaptığı en büyük hatayı anlatıyordu.
Gençliğinde işlerini büyütmeye çalışırken ailesini sürekli ihmal etmişti. Çocuklarıyla ilgilenememiş, onların büyüdüğünü adeta uzaktan izlemişti. Eşi yıllarca aileyi ayakta tutmaya çalışmış, fakat hastalanınca Kemal Bey yine iş seyahatlerinden vazgeçmemişti.
Eşi öldüğünde çocukları onu suçlamıştı.
O günden sonra aralarındaki bağ tamamen kopmuştu.Yıllar boyunca çocuklarına maddi destek vermiş ama sevgisini göstermeyi başaramamıştı.
“Bugün oldukları insanlar olmalarında benim de büyük payım var,” diye yazıyordu.
Mektubun sonunda ise asıl şaşırtıcı bölüm başladı.“Evlenme teklifini yalnızca çocuklarıma engel olmak için yapmadım.”Kalbim hızla çarpmaya başladı.“Sana ilk gün satranç masasının başında oturduğumuzda güvenmiştim. Senin yanında hiçbir zaman zengin biri gibi davranmak zorunda kalmadım. Bana yeniden insan olduğumu hatırlattın.”
Gözyaşlarımı tutamadım.
Ama mektup henüz bitmemişti.
Avukat ikinci belgeyi önüme koydu.
Bu, noter onaylı bir vakıf kuruluş sözleşmesiydi.
Kemal Bey servetinin büyük bölümünü çocuklarına değil, yaşlıların yalnız kalmaması için kurulacak bir vakfa bırakmıştı.
Vakfın adı ise “İkinci Bahar Yaşam Vakfı”ydı.
Kuruluş amacı tek cümleyle açıklanıyordu:
“Hiçbir yaşlı insan sevgisizlik yüzünden kendini terk edilmiş hissetmesin.”
Ben ise vakfın ömür boyu başkanı olarak atanmıştım.
Şaşkınlıktan konuşamadım.
“Ben bunu yapamam,” dedim.
Avukat hafifçe gülümsedi.“Tam tersine, Kemal Bey bunu özellikle istedi.”
Ardından masaya üçüncü bir dosya koydu devamı sonraki sayfada….
