Yıllarca anne olmayı hayal ettim
Yıllarca anne olmayı hayal ettim
Rahmetli kız kardeşimin oğlunu evlat edindim. Onu kendi evladım gibi büyüttüm. Ama on sekiz yıl sonra karşıma dikilip, “Senin hakkında gerçeği biliyorum! Artık seni görmek istemiyorum!” dedi.
Bu cümleyi duyduğum an, hayatım ikinci kez yerle bir oldu.
Yıllarca anne olmayı hayal etmiştim. Eşimle sekiz yıl boyunca tedavi gördük. Umutlandık, yıkıldık, yeniden denedik. Tam vazgeçmeye yaklaşmışken hamile olduğumu öğrendim. O gün küçük kız kardeşim Elif’e sarılıp saatlerce ağlamıştık. Anne babamızı genç yaşta kaybetmiştik; birbirimizin hem kardeşi hem ailesi olmuştuk.
İki ay sonra Elif beni aradı. Sesi titriyordu ama mutluluktan.
“Ben de hamileyim.”
Hayat bize aynı anda iki mucize vermişti.
Önce ben doğum yaptım. Kızım Zeynep’i kucağıma aldığımda dünya durmuş gibiydi. İki ay sonra Elif’in oğlu Efe doğdu. Çocuklarımız birlikte büyüdü. Aynı evde olmasak da neredeyse her gün beraberdik. Bayram sabahları birlikte kahvaltı eder, yaz akşamları parkta saatler geçirirdik.
Sonra o telefon geldi.
Elif trafik kazası geçirmişti.
Hastaneye yetiştiğimde çok geçti.
Hayatımda ilk kez gerçekten yalnız kaldığımı hissettim. Ama asıl yıkım daha bitmemişti. Elif’in eşi birkaç hafta sonra Efe’yi bana bırakıp “Biraz zamana ihtiyacım var” dedi ve ortadan kayboldu. Ne bir haber, ne bir iz.
Altı aylık bir bebekti Efe.
O gece beşiğinin başında sabaha kadar oturdum. Hem kız kardeşime ağladım hem de o küçücük çocuğun kaderine. Sabah olduğunda kararımı vermiştim. Onu kimseye bırakmayacaktım.
Resmî işlemler aylar sürdü ama sonunda Efe benim oğlum oldu.
Yıllar su gibi aktı. Zeynep neşeli ve merhametli bir çocuktu. Efe ise daha sessizdi. Hep derin düşünceli, yaşından olgun bir hali vardı. İkisini de ayırt etmeden sevdim. Birinin saçını okşarken diğerine de aynı sıcaklıkla sarıldım. Onlara hiçbir zaman farklı olduklarını hissettirmedim.
Ama bazı sorular, insanın gözünün içine bakarak büyür.
Efe ergenliğe girdiğinde zaman zaman içine kapanırdı. Bazen odasına çekilir, saatlerce çıkmazdı. “İyi misin?” diye sorduğumda “İyiyim anne” derdi ama gözleri başka şeyler anlatırdı.
Gerçeği saklamamıştım. Küçük yaşlardan itibaren, onu karnımda taşımadığımı ama kalbimde büyüttüğümü anlatmıştım. Annesinin Elif olduğunu, onu çok sevdiğini söylemiştim. Ama detaylara hiç girmemiştim. Babasının gidişini anlatırken hep yumuşatmıştım.
On sekizinci yaş gününden bir gün sonra mutfağa girdiğinde yüzündeki ifadeyi unutamam.
“Bu evden ayrılıyorum. Artık seni hayatımda istemiyorum!”
Elimdeki kaşık yere düştü.
“Neden Efe?”
“Gerçeği biliyorum!” diye bağırdı. “Zeynep anlattı. Annem ölmeden önce babamla kavga etmiş. Senin yüzünden!”
Nefesim kesildi devamı icin sonrki syfaya gecinz...
