Merhum kocamın en yakın arkadaşıyla evlendim

Merhum kocamın en yakın arkadaşıyla evlendim



“Ben durdum,” dedi. “Arabadan indim. Kemal yerdeydi. Nefes almıyordu. Şoktaydım. Ne yapacağımı bilemedim. Karşıdaki araç durmadı bile. Kaçtı.”



“Peki sen neden kaçtın?” dedim, gözlerim yanıyordu.



“Çünkü korkaktım,” dedi. “Polis gelmeden önce ambulansı aradım ama… ama sonra… seni düşündüm. Hayatını. Torunları. ‘Eğer bunu anlatırsam her şey yıkılır,’ dedim kendime. Ve arabaya binip oradan ayrıldım.”



Odaya ölüm sessizliği çöktü.



“Yani…” dedim güçlükle, “sen Kemal’i öldürmedin… ama onu durdurabilirdin. Ve kaçtın.”



Başını salladı. “Evet. Suçluyum. Her gün. Her sabah. Seni teselli ederken bile kendimden nefret ediyordum.”



Ayağa kalktım. Dizlerim titriyordu. Yıllardır içimde biriken acı, şimdi yeni bir şekil alıyordu. İhanet değildi bu; daha karmaşık, daha derin bir şeydi.



“Beni neden şimdi söylüyorsun?” diye sordum.



“Çünkü seninle evlendiğim anda, Kemal’in yerine geçtiğimi hissettim,” dedi. “O yatağa, o eve, o hayata… Vicdanım artık susmadı. Seni bir yalanın üstüne oturtamazdım.”



Uzun süre konuşmadık. Saatler geçmiş gibi geldi ama belki sadece dakikalardı.



Sonunda yanına oturdum.



“Cemal,” dedim, “Kemal’i geri getiremezsin. Ama gerçeği getirdin.”



Başını kaldırdı. “Beni affetmeni beklemiyorum.”



“Affetmek hemen olacak bir şey değil,” dedim. “Ama yaşadığım iki yıl boyunca, sen yanımdaydın. Beni karanlıktan çıkardın. Bunu inkâr edemem.”



Elini tuttum. İlk kez elleri titremiyordu.



“Bu evlilik,” dedim, “bir kaçış olmayacak. Ne senin için, ne benim için. Eğer birlikte kalacaksak, bu gerçeği taşıyarak olacak.”



Gözlerinden yaşlar aktı. “Ne istersen yaparım.”



“Önce kendinle yüzleşeceksin,” dedim. “Sonra ben karar vereceğim.”



O gece yan yana yattık ama birbirimize dokunmadık. Sabaha karşı güneş perdenin arasından sızarken, içimde garip bir huzur vardı. Çünkü artık bildiğim bir acı vardı; adı olan bir acı.



Bazı gerçekler insanı yıkar.

Bazılarıysa, ne kadar geç gelirse gelsin, insanı ayakta tutar.



Kemal’i kaybettim.

Ama hayatımın geri kalanını bir yalanla yaşamamayı seçtim.



Ve belki de gerçek sevgi, tam da burada başlıyordu.