Kocam, planlı sezaryen ameliyatımdan hemen önce
Kocam, planlı sezaryen ameliyatımdan hemen önce
Kapıya yönelirken oğluna son kez baktı.
"Bugün senden utanıyorum."
Kapıyı kapatıp çıktı.
Kaan ilk kez gerçekten yalnız kaldı.
Koltuğa çöktü.
Dakikalarca konuşamadı.
Sonra ağlamaya başladı.
Hayatım boyunca onu hiç ağlarken görmemiştim.
"Haklısınız."
Sesi titriyordu.
"Her konuda haklısınız."
Yavaşça yanıma geldi.
"Ne olur bana bir şans daha ver."
Başımı iki yana salladım.
"Şans istemek kolay."
"Gerekirse her şeyi yaparım."
"Gerçekten mi?"
"Evet."
"Öyleyse önce baba ol."
Şaşkınlıkla yüzüme baktı.
"Baba olmak sadece nüfus cüzdanında yazan bir unvan değil."
Beşikte uyuyan kızlarımızı gösterdim.
"Onlar seni tanımıyor."
Bu cümle onu derinden sarstı.
O gece ilk kez kızlarını kucağına aldı.
Nasıl tutulacağını bile bilmiyordu.
Alt değiştirmeyi bilmiyordu.
Biberon hazırlamayı bilmiyordu.
Gaz çıkarmayı bilmiyordu.
Çünkü bunların hiçbirinde yanında olmamıştı.
Annem ona tek tek her şeyi öğretti.
İlk birkaç gün sürekli hata yaptı.
Ama ilk kez kaçmadı.
Gece boyunca kızlarımız ağladığında uyanan kişi o oldu.
Ben dinlenirken bebekleri o taşıdı.
Sabahlara kadar beşik salladı.
Doktor kontrollerine bizimle geldi.
Haftalar geçtikçe değişmeye başladı.
Telefonunu eline daha az alıyor, eve daha erken geliyor, arkadaş buluşmalarını iptal ediyordu.
Bir akşam yanıma oturdu.
"Biliyor musun?"
"Neyi?"
"Tatilde geçirdiğim dört gün hayatımın en keyifli günleri sanıyordum."Gülümsedim.
"Şimdi anladım ki kızlarımla geçirdiğim bir saat bile onların hepsinden daha değerliymiş."
Aradan aylar geçti.Güvenim hemen geri gelmedi.
Bunun için uzun zaman gerekti.
Kaan bunu kabul etti.
Beni zorlamadı.
Sadece her gün yaptığı davranışlarla değiştiğini göstermeye çalıştı.İlk doğum günlerinde kızlarımız pastanın kremasını yüzlerine bulaştırırken birlikte kahkahalar attık.
O gün Kaan sessizce yanıma geldi.
"Teşekkür ederim."
"Ne için?"
"O gün babamı eve çağırdığın için."
Şaşırdım.
"Ben o gün seni cezalandırdığını sanıyordum."
"Geri dönüp baktığımda anlıyorum ki aslında ailemi kaybetmeden önce beni uyandırmışsın."
Elimi tuttu.
"İkinci şansı hak etmek için her gün çalışacağım."
O an geleceği kimse garanti edemezdi.
Ama bir gerçeği ikimiz de öğrenmiştik.
Bir aileyi ayakta tutan şey büyük sözler ya da pahalı hediyeler değildi.
En zor günde birbirinin yanında kalabilmekti.
Ve Kaan bunu çok acı bir bedel ödeyerek öğrenmişti
