Ana sayfa Genel Sabahları Yanlış Yaptığınız 9 Şey

Sabahları Yanlış Yaptığınız 9 Şey



Sabahları Yanlış Yaptığınız 9 Şey

Sabahları hepimiz ne yaparız?

Beş sefer alarmı ertelediğimiz için yataktan fırlarız. Kahvemizi hazırlarken biraz televizyon izleriz, atıştırmalığımızı alır kapıdan çıkarız. Arkadaşlar bu tür bir sabah rutini aslında zararlı.

  • Sabahları dumanı üstünde sıcak bir kahve içiyorsanız

Kahve içmek uykumuzu açmıyor mu? Görünüşe göre buna ihtiyacınız yok çünkü uyandığınızda vücudunuz kortizon üretmeye başlar. Kortizon hormonu da sizi tetikte tutar.Bu nedenle uykunuzu açması için herhangi ek birşeye gerek duymazsınız. Vücudunuz kendine yetiyor. Sağlık koçu Kristen Battistelli sabahları içilen kahvenin kişilerde sinire ve algı hassasiyetine neden olduğunu belirtiyor.Ayrıca vücudunuzun kortizon sistemini de bozuyorsunuz. Böyle giderseniz öğleden sonra bitap düşersiniz. 13 ve 15 arasında kendinizi bu nedenle yorgun uykulu ve halsiz hissedersiniz. Sabah kahvenizi içmek için ideal saat aralığı 10 ila öğle arası olacaktır.

  • Birden fazla alarm kurup sürekli ertele tuşuna basıyorsanız

Sabahları kendinizi yataktan atmak zor olabilir ama ertele tuşu sorunu daha da kötüleştiriyor. Öncelikle ertele tuşuna basmak genellikle suçluluk ve strese neden oluyor. Ayrıca o an kalksaydınız, olacağınızdan daha az.enerjik oluyorsunuz. Erteleye bastıktan sonra uyuduğunuzda uyku döngünüz yeniden başlıyor.Fakat 15 dakikalık bir ara uykunun gerekli tüm evrelerini almanıza yetmiyor. Sonuç olarakta kendinizi halsiz, uykulu ve herşeyden önce canınız sıkkın hissediyorsunuz. İlk alarmınızı duyar duymaz uyanmaya bakın. Böylece sabahları daha enerjilk olursunuz ve gününüz daha verimli hale gelir.

  • Sabahları ilk iş sosyal medyayı kontrol ediyorsanız

Gününe sosyal medyayı kontrol etmekle başlayanlardan mısınız? Arkadaşlarınızın kiminle nerde olduğunu öğrenmeli, son dedikoduları takip etmelisiniz değil mi? Maalesef sosyal medya kontrolleri de vücudunuzu strese sokuyor, beyniniz yavaşça uyanırken pijamalarını bile çıkarmadan onu bilgi bombardımanına tutuyorsunuz. Uykudan hiper dikkat moduna öylesine sert bir geçiş de vücudunuza iyi gelmiyor. Bu nedenle evden çıkana kadar telefonunuzla ilgilenmemek en iyisi olacaktır. Bunu yapamıyorsanız en azından duş alın, kahvaltınızı yapın, giyinin ve öyle ilgilenin. Böylece beyniniz tüm o içeriği özümseyecek kadar dinç olur.

  • Kahvaltıyı atlıyor ya da kahvaltıyı proteinsiz öğünlerle yapıyorsanız

Muhtemelen “kahvaltı günün en önemli öğünüdür” sözünü duymuşsunuzdur. Hafife almasanız iyi edersiniz. Kahvaltı metabolizmanızı hızla başlatır ve gün boyunca ihtiyaç duyduğunuz enerjiyi almanızı sağlar. Fakat bir bardak kahve ve atıştırmalıkla bunu yapamazsınız. Birkaç damla kafein ve iki ekmekle kahvaltı çok daha hızlı olacaktır ama bu daha sonra enerji çöküşüne sebep olabilir. Karbonhidrat içeren gıdalar size fazla miktarda enerji verir. Fakat birkaç saat sonra kan şekeriniz düşer, daha sonra da kendinizi uykulu, sinirli ve aç hissedersiniz. Kahvaltı için en iyi seçenekse yüksek kaliteli yağ ve protein içeren besinlerdir. Bu şekilde uzun süre verimli, odaklanmış ve enerjik olabilirsiniz.

  • Güne e-postalarınızı kontrol ederek başlıyorsanız

Sabahları sosyal medyayı dolaşmak yerine maillerinizi gözden geçiriyorsanız kurtulduğunuzu düşünmeyin. Yüzünüzü bile yıkamadan ileti yağmurunun altında boğularak önceliklerinizi ihmal ediyorsunuz. Aklınız fikriniz gelen kutusundaki maillerde ve dikkatiniz kahvaltı yapmak ya da duş almak gibi önemli etkinlikler yerine hızlıca e-postalarınıza gidiyor. Önce kişisel ihtiyaçlarınızı tamamlayın sonra diğer işlerinize başlayın.



  • Uyanır uyanmaz televizyonu açıyorsanız

Birçok kişi gözlerini açar açmaz elini uzaktan kumandaya atıyor. Siz de onlardan biriyseniz işte bırakmanız gereken bir başka alışkanlık daha. Özellikle de haber kanallarını izliyorsanız. Kabul edelim televizyondaki şeylerin çoğu iç açıcı değil. Siz de onları izlediğiniz de kortizon seviyeniz yükseliyor. Bu nedenle daha evden bile çıkmadan geriliyorsunuz. Bu olay doğal olarak gününüze de olumsuz şekilde yansıyor. Sabahları biraz sessiz kalın, bu şekilde gün boyu sakin kalabilirsiniz.

  • Perdelerinizi kapalı tutuyorsanız
sabah yataktan kalkmak ile ilgili görsel sonucu

İnsanların çoğu yeni güne karanlıkta uyanıp karanlıkta başlamanın daha iyi olduğuna inanıyor. Bu şekilde gözlerinin alışmasına izin verdiklerini düşünüyorlar. Aslında gözlerinizi açar açmaz odaya doğal ışığın girmesini sağlamak çok daha parlak bir fikir olacaktır. Yaşam koçu Kirkland Shave gün ışığının sirkadyen ritminize yardımcı olduğunu belirtiyor. Bu da doğal kortizon salınımına ve karşılığında sabahları daha dinç olmanıza yarıyor.

  • Uyanır uyanmaz vücudunuzu döndürüp büküyorsanız

Sabahları güzel bir gerinmeden daha güzel ne olabilir ki? Sağlık ve zindelik koçu Jeffrey Sıegele göre bunu yapmak pekte iyi olmayabilir. Uyandığınızda omurga diskleriniz sıvı emmekle meşguldur. Bu doğal ve yeniden sıvı alma sürecidir ve bu nedenle diskler geceleri genişler. Bu da her sabah akşam olduğundan daha uzun olduğunuzu açıklar. Ne yazıkki bu süreç omurga hareketlerini kısıtlayarak uyandıktan sonra omurganızın daha sert olmasına neden olur. Bu nedenle de uyanır uyanmaz gerinmek ve esnemek oldukça zor gelebilir. Hatta oldukça tehlikelidir ve sakatlığa sebep olabilir. Elbette gece boyunca vücudunuzda biriken gerilimi serbest bırakmak için ufak esneme hareketleri yapabilirsiniz ama ani hareketlerden ve keskin dönüşlerden kaçının ki bir yeriniz incinmesin.

  • Yatağınızı hemen kalktıktan sonra yapıyorsanız

Birçok aile çocuklarına yataklarını kalktıkları gibi toparlamalarını öğretir. Siz de zor bela uyandığınız da okula gitmeden önce bu zor görevle uğraştığınızı hatırlıyor musunuz? Ama görünüşe göre anne babalarınız hatalıymış hatta kalkar kalkmaz yatağınızı yapmak sağlığınız için tehlikeli bile. Peki ama nasıl? Yatağınız toz akarı denilen bu mikroskopik canlılarla dolu, Yataklarda bu canlılardan ortalama birbuçuk milyon tane oluyor. Ana besin kaynakları ise; ölü deri hücreleri. Bu akarlar siz uykudayken soluduğunuz alerjenler salgılıyorlar. Bu alerjenler ise astım ve toz alerjisi gibi ciddi sağlık sorunlarına yol açıyor. Normalde uyurken dönersiniz ve terlersiniz. İlki ölü derilerini döker, ikincisi ise çarşafı ıslatır. Bunun toz akarları için nasıl bir ziyafet olduğunu hayal edin. Oysa yatağınızı dağınık bırakmak oldukça büyük fark yaratıyor. Bu şekilde yatağınızda kalan bu canlılar güneş ışığı ve temiz havaya maruz kalıyor. Sonuç olarakta nevresim takımınız havalanmış ve kurumuş oluyor. Nemin azalması akarları susuz bırakıyor ve öldürüyor. Bu nedenle yatağınızı gün boyu dağınık bırakmanız yapılacak en iyi şey.

 

 



BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here