Torunumun düğün masraflarını karşılamak için

72 yaşındaki Ayşe K.’nin yaşadıkları, aile bağları ve yaşlıların karşı karşıya kaldığı görünmez kırılganlıkları bir kez daha gündeme taşıdı. Torununun düğün masraflarını karşılayabilmek için yıllarca yaşadığı evini sattığını belirten Ayşe K., düğüne davet edilmediğini sonradan öğrendiğini söyledi. Olay, çevrede büyük yankı uyandırırken sosyal destek mekanizmalarının yeterliliği de yeniden tartışmaya açıldı.
Edinilen bilgilere göre Ayşe K., torunu Emre’yi küçük yaşlardan itibaren tek başına büyüttü. Emre henüz üç yaşındayken, annesi ve babası bir trafik kazasında hayatını kaybetti. Bu kaybın ardından Ayşe K., torununun bakımını üstlendi. Yakınlarının aktardığına göre, Ayşe K. o günden sonra tüm hayatını torununun eğitimi ve geleceği için şekillendirdi. Emeklilik maaşıyla geçinmeye çalıştı, ek gelir elde edebilmek için dönem dönem farklı işlerde çalıştı.
Yıllar içinde Emre’nin eğitim masraflarını karşılamak için birikimlerini harcadığını belirten Ayşe K., torununun evlilik kararı almasının ardından düğün masrafları konusunda da sorumluluk hissettiğini ifade etti. Aileye yakın kaynaklar, genç çiftin düğün hazırlıklarının yüksek maliyetli olması nedeniyle Ayşe K.’nin elindeki en büyük varlık olan evini satma kararı aldığını aktarıyor. Söz konusu evin, Ayşe K.’nin yaklaşık kırk yıldır yaşadığı, anılarıyla dolu bir mekân olduğu öğrenildi.
Ayşe K., evin satışından elde edilen parayı torununun düğün organizasyonu, salon, takı ve diğer giderler için verdiğini belirtti. Ancak düğün tarihi yaklaştıkça kendisine herhangi bir davetiye ulaşmadığını fark ettiğini, ilk başta bunun bir unutkanlık olduğunu düşündüğünü söyledi. Davet edilmediğini ise düğüne kısa bir süre kala çevresinden öğrendiğini ifade etti.
Yaşanan durumun ardından Ayşe K.’nin büyük bir hayal kırıklığı yaşadığı, psikolojik olarak zor bir süreçten geçtiği belirtiliyor. Komşuları ve yakın çevresi, yaşlı kadının uzun süre evden çıkmak istemediğini ve içine kapandığını aktarıyor. Bazı komşular, “Torununu evladı gibi büyüttü. Elinde ne varsa verdi. Böyle bir şeyle karşılaşması hepimizi çok üzdü” ifadelerini kullandı.
Olayın duyulmasının ardından sosyal medyada da geniş yankı oluştu. Birçok kullanıcı, yaşlı bireylerin aile içinde maruz kaldığı duygusal ihmal ve ekonomik baskıya dikkat çekti. Uzmanlar, özellikle torunlarını büyüten büyükanne ve büyükbabaların hukuki ve sosyal açıdan daha fazla korunması gerektiğini vurguluyor. Sosyal hizmet uzmanlarına göre, bu tür durumlar yalnızca bireysel bir kırgınlık değil, aynı zamanda yapısal bir sorun olarak ele alınmalı.