Onu Görünce O an bütün yalnızlığımın sona ereceğini sandım
Onu Görünce O an bütün yalnızlığımın sona ereceğini sandım
Emre kapıdan içeri girdiğinde kalbim yıllardır ilk kez bu kadar hızlı atıyordu. Elinde kırmızı güller vardı. Gözlerimin içine bakarak, “Nihayet seni görebildim Ayşe,” dedi. O an bütün yalnızlığımın sona ereceğini sandım.
İlk birkaç gün her şey masal gibiydi. Birlikte yemek yaptık, sahilde yürüyüşe çıktık, eski şarkılar dinledik. Bana sürekli iltifat ediyor, “Senin yaşın sadece bir sayı. Sen hâlâ çok güzel bir kadınsın,” diyordu. Bu sözler beni mutlu ediyordu. Yıllardır kimse bana böyle güzel şeyler söylememişti.
Bir hafta sonra Emre’nin davranışlarında küçük değişiklikler fark etmeye başladım. Telefonu sürekli elindeydi ama ben yaklaşınca ekranını hemen kapatıyordu. Bazen balkona çıkıp alçak sesle uzun telefon görüşmeleri yapıyordu. Ne zaman kimi aradığını sorsam, “İş meseleleri,” diyerek geçiştiriyordu.
Bir akşam çay içerken bana ciddi bir ifadeyle baktı.
“Ayşe, sana güveniyorum. Benim çok büyük bir iş anlaşmam var. Ama bankadaki hesabım geçici olarak bloke edildi. Birkaç günlüğüne bana yardımcı olabilir misin? Sonra sana fazlasıyla geri öderim.”
İçimde bir ses bunun doğru olmadığını söylüyordu. Ama diğer yanım ona inanmak istiyordu.
“Ne kadar gerekiyor?” diye sordum.
“Şimdilik üç yüz bin lira yeter.”
Bu rakamı duyunca elimdeki bardak titredi.
“Bu benim yıllarca biriktirdiğim para.”
Devamı diğer sayfada.