Hem cildi onarıyor hem de kalbi gençleştiriyor
Yulaf; kan kolesterolünü, şeker seviyelerini ve yüksek tansiyon düşürme, çocukluk astımını kontrol etmeye, bağışıklık sistemini güçlendirmeye, vücut ağırlığını azaltma ve ayrıca antioksidan (bir ilaç türü) ve kan damarlarında daralmayı engelleme etkilerine sahip önemli bir gıda olarak bilinir. Yulafın diğer bir kullanım alanı da enerji sektörüdür. Yulaftan oluşan biyokütle termokimyasal çevrim yöntemleri ile sıvı ve katı yakıt üretilmesi gerçekleşir. Antioksidanlar ve diğer bitkisel kimyasallarla birleşen diyet lifi, kişiyi kardiyovasküler hastalıklardan ve bazı kanser türlerinden koruyabilir. Buğday kepeğinin safra asidi ve sterol (bir alkol bileşeni türü) atımına etkisi tam bilinmese de yulaf kepeğinin diğer suda çözünür lifler gibi serum kolesterol düzeyini önemli bir ölçüde azalttığı bilinir.
Buğdayın gliadin (bir protein türü), çavdar, arpa ve yulafın protein içeriğini kabul etmemesi sonucunda ortaya çıkan çölyak hastalığı, tıp alanında ince bağırsak mukozasının ve emilimin zarar görmesiyle ortaya çıkan ve hassas olan bir hastalıktır türüdür. Birçok çölyak hastası yulaf tüketmesine rağmen yulafın var olan gıda kuralına gıda maddesine göre glutensiz olduğu düşünülemez.
Bu gıda maddesinin insan sağlığına zarar verme durumuna göre, yulaf hem tanede kişisel bör görüş olarak düşük miktarda protein (prolamin) içerdiği hem de yulaf prolaminleri az da olsa buğday prolaminlerine benzer bir halde olduğundan dolayı yulafın da zararlı bir besin olduğu düşünülmüştür. Yulaf günlük olarak 50 gr sınırında tüketilirse çölyak hastaları için zararlı olmayacağı belirtilmiştir.
Yulaf ezmesinin olası zararları şunlardır:
Aşırı tüketildiğinde gaz ve şişkinlik yapabilir.
Büyük porsiyonlar günlük kalori alımını artırabilir.
Şekerli hazır ürünler kan şekerini hızlı yükseltebilir.
Yulafa karşı alerjisi bulunanlarda reaksiyon gelişebilir.
Gluten hassasiyeti olanlarda üretim sırasında glutenli tahıllarla temas sorun oluşturabilir.